Değişim……
Aralık 16, 2008
değişim bir süreçti..
elbette beni de bu değişime dahil edecekti…
daha terlememiş bıyıklarımla kendimi ateşin içinde anlattığım an sultanahmette
bu sürece dahil olmuştum..
söylenen bir mucize hızlandırmamışmıydı bu süreci..
ya sonra ,her an bu süreci kanıyla sulayarak durdurmak isteyen ben …..
ne oldu da bukadar kolay değiştim…
hemde öyle değişmiştim ki ,bu değişim beni gece 11 00 ler de yüksek tepelere tırmandıracaktı
korkusuzca,cesurca ……
belkide hayatıma bir vole vuran bu değişim beni cesur kılmıştı..
hatta okadar cesur kılmıştıki 120 km lik hızla bariyerlere girmem bile kırmamıştı cesaretimi.
oysa arabamın şaseleri bile kırılmıştı…
esmer esmer düşünürken hayatı
noktalamıştım ‘ o ‘an için kendimi
ama bu değişim devam edecekti,etmeliydide zaten..
mucizeyi söyleyen ağızdan çıkan sözler değiştirecekti..
fakat bu sefer ben, ben olmaktan çıkmıştım.
ne kanımı akatacak ben vardı ortada nede bariyerlere çarpacak ben..
belkide bu seferki değişim boşlukta beklemekti …
fakat değişim hızlı bir süreçti akıntıya kapılacaktım birdaha ..
değişime dahil eden busefer kardeşlikti,arkadaşlıktı,samimiyetti,inançtı
ve busefer okadar inamıştımki artık tek başıma değişmeyecektim
kendimle beraber toplumuda değiştirecektim…
yine karlı havalarda ellerimi yıkayacaktım
yollarda okunulanı okuyacaktım
tetikte bekliyecektim
dertlenecektim
firar eden uykularımın ardından kendimle konuşacaktım
esmer düşlerimden zor da olsa vaz geçecektim
hayır diyecektim
heycanlancaktım…
öfkelenecektim
kesin olacaktım…
şahit olmaya hazır olacaktım……
ama her şeyden önce kardeş olacaktım
samimi olacaktım,hissedecektim,düşünecektim kardeşimi
anca böyle anlatabilirdim
ve dinleyebilirlerdi..
fakat buda kolay olmayacaktı zaman bir süreçti
ve bu süreci hızlandıran esmer gözlü düşlerim vardı..
içimizi eriten, kara kutulara sahne olan ‘ jesicca alba’ lar vardı
eti yenmez insanlığın,toz pembe ile terbiye edilmiş karakterliğin,şahsiyetsizliğin,alçaklığın,gölgesi arkadan vuranların zorluğu wardı
en yakınıma yaklaşmak için bana dostum diyen, kara gözlü sahte dostlar vardı…
paramla birlikte kaybolan akraba ilişkilerim vardı..
sahte kan bağları, yüzüme gülen, arkamdan kahpelik eden sahte maske ler vardı..
elleri ceplerine ulaşmayan, sohpetlerde gezinen
kendine teslim olmuş diyen yeri geldiğinde bangır bangır konuşan
3-5 lira için ellerimi uzattığımda bana cüzamlı muamelesi yapan
kendilerine teslim olmuş diyen
mangal ateşleri bitmeyen patlamış mısırlar vardı..
vefayı boza içerken hatırlayan
sadakat ile kerizlik arasındaki ince çizgiyi koparan insanlar vardı….
bunları görüp te nasıl nefes alabilirdim ki
nasıl değişmezdim,nasıl dertlenmezdim
nasıl uyuyabilirdim,evlenebilirdim ,doğacak oğluma sarılabilirdim
çok ama çok zor biliyorum evrim değil de devrim yapmak
düşünmekten beynim viraneydi,ama değiştirmeliydim
evvela ,elveda demeliydim pembelere,esmerlere,telafisi olmayan siyahımda
hayatı yaşanabilir kılmak için savaşmalıydım..
bir yerlerden başlamalıydım..
dediği gibi ben bu yola tek başlarım sonra bu 10 kişi olur,elbet içimizdeki samimiyeti
gören olur ve bereket verir bu topluluğa 100 kişi oluruz…..
zordu,hemde çok zordu biliyorum
ama inanıyorum!!
zor ama imkansız olmayan bu bugünümü daim kılmak için …………
sabredenleri müjdele….
muhammed goker(aWm)
hattab