akşam olur-karanlık çöker
Aralık 16, 2008
aksam olur karanlık coker
herkes evıne sevdıgıne kosar
ben ıse herkese ınat
sokaklara parklara yada karanlıga
dogru bır adım daha atıyorum
karanlıklta bos bır
bank buldugumda
oturup alırım hayalını karsıma
gelır gozlerımın onune
senınle gecen guzel gunlerımız
tutarım ellerını bakarım
gozlerıne bır hayalde olsa
senı yasarım sensız
takı ayılana kadar
sonra yıne karanlık sokaklar…
asla hayal kurma
Aralık 16, 2008
Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni
Beyninin içindekileri anlayabilmek ve
Yitirmeden yüzündeki anlık tebessümü
Bütün saatleri öylece
Dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete çıkarttım günde
Olsun GÜLÜM olsun, ne olacaksa olsun…
hiç birşey öğrenmesen bile
aptal olsan bile, ilk bunu öğretirler sana
tüm hayat boyunca öğretirler
sindire sindire öğretirler
we öldürene kadar öğretirler
ki “asla hayal kurma” diye…….
asla hayal kurma ki
yıkılıcak birşeyin olmasın
dimdik ayakta kal
her söze karşı, diye….
asla hayal kurma ki
üzülmeyesin, hayallerin gözünün önünde boğulurken
sen yüzme bilsen de
kurtarmak istesende
yapışsanda dudaklarına
son nefesleri çıkar kollarında, diye……
asla hayal kurma ki
mutsuz olma
çünkü hayallerdir olmayan
kaderlerdir oluşların anlamı, diye
asla hayal kurma
nasılsa hayat alnındaki gibi
nasılsa kimse umursamıyo hayallerini
sewinçlerini ya da üzüntülerini
we çocuk gibi oturup ağlama
bari bir kez benim istediğim olsun, diye
bari bir kez……
Değişim……
Aralık 16, 2008
değişim bir süreçti..
elbette beni de bu değişime dahil edecekti…
daha terlememiş bıyıklarımla kendimi ateşin içinde anlattığım an sultanahmette
bu sürece dahil olmuştum..
söylenen bir mucize hızlandırmamışmıydı bu süreci..
ya sonra ,her an bu süreci kanıyla sulayarak durdurmak isteyen ben …..
ne oldu da bukadar kolay değiştim…
hemde öyle değişmiştim ki ,bu değişim beni gece 11 00 ler de yüksek tepelere tırmandıracaktı
korkusuzca,cesurca ……
belkide hayatıma bir vole vuran bu değişim beni cesur kılmıştı..
hatta okadar cesur kılmıştıki 120 km lik hızla bariyerlere girmem bile kırmamıştı cesaretimi.
oysa arabamın şaseleri bile kırılmıştı…
esmer esmer düşünürken hayatı
noktalamıştım ‘ o ‘an için kendimi
ama bu değişim devam edecekti,etmeliydide zaten..
mucizeyi söyleyen ağızdan çıkan sözler değiştirecekti..
fakat bu sefer ben, ben olmaktan çıkmıştım.
ne kanımı akatacak ben vardı ortada nede bariyerlere çarpacak ben..
belkide bu seferki değişim boşlukta beklemekti …
fakat değişim hızlı bir süreçti akıntıya kapılacaktım birdaha ..
değişime dahil eden busefer kardeşlikti,arkadaşlıktı,samimiyetti,inançtı
ve busefer okadar inamıştımki artık tek başıma değişmeyecektim
kendimle beraber toplumuda değiştirecektim…
yine karlı havalarda ellerimi yıkayacaktım
yollarda okunulanı okuyacaktım
tetikte bekliyecektim
dertlenecektim
firar eden uykularımın ardından kendimle konuşacaktım
esmer düşlerimden zor da olsa vaz geçecektim
hayır diyecektim
heycanlancaktım…
öfkelenecektim
kesin olacaktım…
şahit olmaya hazır olacaktım……
ama her şeyden önce kardeş olacaktım
samimi olacaktım,hissedecektim,düşünecektim kardeşimi
anca böyle anlatabilirdim
ve dinleyebilirlerdi..
fakat buda kolay olmayacaktı zaman bir süreçti
ve bu süreci hızlandıran esmer gözlü düşlerim vardı..
içimizi eriten, kara kutulara sahne olan ‘ jesicca alba’ lar vardı
eti yenmez insanlığın,toz pembe ile terbiye edilmiş karakterliğin,şahsiyetsizliğin,alçaklığın,gölgesi arkadan vuranların zorluğu wardı
en yakınıma yaklaşmak için bana dostum diyen, kara gözlü sahte dostlar vardı…
paramla birlikte kaybolan akraba ilişkilerim vardı..
sahte kan bağları, yüzüme gülen, arkamdan kahpelik eden sahte maske ler vardı..
elleri ceplerine ulaşmayan, sohpetlerde gezinen
kendine teslim olmuş diyen yeri geldiğinde bangır bangır konuşan
3-5 lira için ellerimi uzattığımda bana cüzamlı muamelesi yapan
kendilerine teslim olmuş diyen
mangal ateşleri bitmeyen patlamış mısırlar vardı..
vefayı boza içerken hatırlayan
sadakat ile kerizlik arasındaki ince çizgiyi koparan insanlar vardı….
bunları görüp te nasıl nefes alabilirdim ki
nasıl değişmezdim,nasıl dertlenmezdim
nasıl uyuyabilirdim,evlenebilirdim ,doğacak oğluma sarılabilirdim
çok ama çok zor biliyorum evrim değil de devrim yapmak
düşünmekten beynim viraneydi,ama değiştirmeliydim
evvela ,elveda demeliydim pembelere,esmerlere,telafisi olmayan siyahımda
hayatı yaşanabilir kılmak için savaşmalıydım..
bir yerlerden başlamalıydım..
dediği gibi ben bu yola tek başlarım sonra bu 10 kişi olur,elbet içimizdeki samimiyeti
gören olur ve bereket verir bu topluluğa 100 kişi oluruz…..
zordu,hemde çok zordu biliyorum
ama inanıyorum!!
zor ama imkansız olmayan bu bugünümü daim kılmak için …………
sabredenleri müjdele….
muhammed goker(aWm)
hattab